İnşaat mühendisliğinin ortaya çıkış tarihini ve başlangıcını net bir şekilde belirlemek elbette zor. İnsanoğlu en başta kötü hava koşullarından ve yırtıcı hayvanlardan korunmak için mağaralarda yaşamaya başlamıştır. Günümüzde insanoğluna ait en eski izlere zaten mağaralarda rastlıyoruz. Ağaç gövdelerini kullanarak nehrin karşısına geçmeyi öğrenmiştir. Farklı malzemelerden el aletleri yapma becerisi kazanmıştır. Tüm bu ilerlemeler aslında mühendisliğin yani insan ihtiyaçları için doğal malzemeler kullanılarak tasarımlar yapılmasının göstergesidir. Mühendislik yani engineering latince “ingenium” kelimesinden türemiştir. Ingenium doğal kapasite ve icat anlamı taşımaktadır.

İnşaat Mühendisliği, insan varlığının başlangıcından bu yana yaşamın bir parçası olmuştur. En eski uygulamalar, bazı medeniyetlerin göçebeliği terk etmeye başladığı M.Ö. 2000 ve M.Ö. 4000 yılları arasında başlamıştır. Toplum hayatındaki bu değişiklik insanların kalıcı barınaklara ihtiyaç duymasına neden olmuştur. Diğer bir ihtiyaç ise ulaşım olarak öne çıkmıştır. Bu periyotta tekerlek ve yelken de icat edilmiştir.

Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu. Bölgeye göre değişmekle beraber mühendis ve mimar terimi çoğunlukla birbirleri yerine kullanılıyordu.

Mısır’da M.Ö. 2700-2500 yıllarında yapılan piramitler büyük yapı inşaatlarının ilk örnekleri olarak gösterilebilir.

M.Ö. 2550 civarında, somut bir şekilde ilk belgelenen mühendis Imhotep, Saqqara Nekropolis’te bulunan basamaklı King Djoser Piramitini inşa etmiştir. Basit araçlar ve hesaplama teknikleri ile bugüne kadar ayakta duran bir anıt yapmıştır. Imhotep’in mühendisliğe en büyük katkısı, şekillendirilmiş taşlarla inşa sanatını keşfetmesiydi. Onu takip edenler, beceri ve hayal gücünü kullanarak mühendisliği dikkate değer seviyelere taşımıştır.

Mısır’ın ilk piramiti olan King Djoser Piramiti

Antik inşaat mühendisliği yapıları arasında;

  • Sennacherib tarafından Jerwan’da (Irak) inşa edilen su kemeri (M.Ö. 691)
  • Antik Yunanistan’da Iktinos tarafından yapılan Parthenon (M.Ö. 447-438)
  • Romalı mühendisler tarafından yapılan Appian Yolu (M.Ö. 312)
  • İmparator Shih Huang Ti’nin emriyle General Meng T’ien tarafından yaptırılan Çin Seddi (M.Ö. 220 dolayları)
  • Li Ping’in Çin’deki sulama projeleri (M.Ö. 220 civarında)
  • Julius Caesar’ın Ren Nehri üzerindeki köprüsü (M.Ö. 55)
  • Romalılar tarafından Fransa’da inşa edilen Pont du Gard su kemeri (M.Ö. 19) gibi birçok eser yer almaktadır.

Pont du Gard Su Kemeri

Mimarlık ve mühendislik üzerine ilk yazılan kitap Romalı Mimar Marcus Vitruvius’un “Vitruvius’ De Architectura” adlı kitabıdır. Antik çağlardaki mühendislik ve mimarlık yöntemlerini keşfetme açısından çok değerli olan bu kitap döneminde bir rehber niteliğinde kullanılmaktaydı.

Vitruvius’ De Architectura

Antik ve orta çağ tarihi boyunca çoğu mimari tasarım ve inşaat, zamanla usta (master) olan taş ustaları ve marangozlar gibi zanaatkarlar tarafından yürütülmüştür.

İnşaat mühendisliği için uygulanabilir fiziksel ve matematiksel problemlere bilimsel bir yaklaşımın ilk örnekleri, Arşimet Prensibi ve Arşimet Vidası gibi pratik çözümler de dahil olmak üzere, Arşimet’in M.Ö. 3. yüzyıldaki çalışmalarıdır. Hintli bir matematikçi olan Brahmagupta, M.S. 7. yüzyılda, kazı (hacim) hesaplamaları için Hindu-Arap rakamlarına dayanan aritmetik kullandı.

İnşaat mühendisliğinin eğitim ve kurumsal tarihi

18. yüzyılda, inşaat mühendisliği terimi, askeri mühendisliğin aksine sivil olan her şeyi birleştirmek için üretildi. İlk mühendislik okulu, Fransa Ulusal Köprüler ve Otoyollar Okulu 1747’de açıldı. Kendini inşaat mühendisi olarak ilan eden ilk kişi Eddystone Deniz Fenerini inşa eden John Smeaton isimli bir İngiliz mühendistir. Civil enginering terimini ilk kez Smeaton kullanmıştır. Bu nedenle mesleğin babası ya da kurucusu olarak bilinir. 1771’de Smeaton ve meslektaşları bir akşam yemeğinde “Smeatonian Society of Civil Engineers” diye bir grup kurmuşlardır.

İngilizcesi civil engineering olan inşaat mühendisliğinin bizdeki eski karşılığı medeniyet mühendisi olarak geçmektedir. İnşaat Mühendisliği; sivillerin barınma, ulaşım, iş yeri ve diğer temel ihtiyaçlarıyla ilgilenen bilimin bir parçası olduğu için bu şekilde yani civil engineering ve medeniyet mühendisliği olarak isimlendirilmiştir.

1818’de dünyanın ilk kurumsal mühendislik topluluğu Londra’da “Institution of Civil Engineers” adıyla kurulmuştur. 1820 yılında seçkin bir mühendis olan Thomas Telford ilk başkanı olmuştur. 1828’de kraliyet tüzüğünde inşaat mühendisliği bir meslek olarak tanınmıştır. Tüzük inşaat mühendisliğini şöyle tanımlamıştır: “İnşaat mühendisliği fiziksel ve bilimsel prensiplerin uygulamasıdır ve tarih boyunca fizik ve matematik anlayışındaki ilerlemelerle yakından ilişkilidir. İnşaat mühendisliği, birkaç ayrı uzmanlık disiplini içeren geniş kapsamlı bir meslek olduğundan; tarihi yapılar, malzeme bilimi, coğrafya, jeoloji, toprak, hidroloji, çevre, mekanik ve diğer alanların bilgisiyle bağlantılıdır.”

Amerika Birleşik Devletleri’nde İnşaat Mühendisliğini öğreten ilk özel kolej 1819 yılında Captain Alden Partridge tarafından kurulan Norwich Üniversitesi’dir. ABD’de İnşaat Mühendisliği alanında ilk derece 1835 yılında Rensselaer Politeknik Enstitüsü tarafından verilmiştir. İlk kadın inşaat mühendisi olan Nora Stanton Blatch, 1905 yılında Cornell Üniversitesinden mezun olmuştur.

Türkiye’de inşaat mühendisliğinin tarihi, Gazi Hasan Paşa’nın ve Baron de Tott’un teklifi ile III. Mustafa’nın 1773 yılında gemi inşaat mühendisleri yetiştiren Mühendishane-i Bahri-i-Hümayun’u açmasıyla başlar.  Osmanlı İmparatorluğu gerileme dönemine girdiğinde Avrupa’da meydana gelen bilimsel ve teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmek amacıyla bazı adımlar atılmış, ülkenin diğer alanlardaki teknik ihtiyacının da artmasından dolayı 1883’te Hendese-i Mülkiye ismiyle mühendislik okulu açılmıştır. 1923’de Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber uygulamalı dersler için laboratuvarlar kurulmuş, böylece eğitim kalitesi arttırılmıştır. 1928 yılında Mühendis Mekteb-i Alisi, 1941’de Yüksek Mühendis Okulu adını almıştır. 1944’de ise İstanbul Teknik Üniversitesi olmuştur. Sabiha Gürayman, 1933’te Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi unvanını almıştır. Anıtkabir dahil, pek çok kamu projesinde çalışmıştır.

Sabiha Gürayman

 

BetonveCimento.com için Patreon üzerinden destekte bulunmak ister misiniz?

By Yasin Engin

İnş.Yük.Müh. olan Yasin Engin, lisans ve yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlamıştır. 16 yıldır beton ve çimento sektöründe çalışmaktadır. Web sitesindeki tüm yayınlar Yasin Engin tarafından paylaşım amacıyla hazırlanmıştır. Yayınlar kaynak gösterilerek kullanılabilmektedir. (yasin.engin@gmail.com)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir
Borsa İstanbul'da işlem gören çimento şirketlerinin 2020 yılı 1. çeyrek…
Cresta Posts Box by CP